
Sanat eğitimimi Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde tamamladım.
Resim alanında üretim yapıyor, aynı zamanda resim eğitimleri veriyorum. Sanatın farklı ifade biçimlerini keşfetmeye devam ederken seramik de yaşamımda önemli bir yer edinmeye başladı. Kil ile çalışmak; sabrı, dönüşümü ve bir fikrin ellerimin arasında yavaş yavaş şekillenmesini bana yeniden hatırlattı.
Sanatla kurduğum ilişki, psikoloji alanındaki eğitimimle birlikte farklı bir boyut kazandı. İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nı tamamladıktan sonra çalışmalarımı sanat, psikoloji ve yaratıcılığın kesişiminde sürdürmeye başladım.
Bugün resim ve seramik üretiminin yanı sıra sanat eğitimi veriyor, sanat terapisi uygulamaları yürütüyor ve yaratıcı sürecin insanın kendini ifade etmesine, iç dünyasını keşfetmesine ve yaşam deneyimlerini anlamlandırmasına nasıl alan açabileceği üzerine çalışıyorum.
Benim için sanat üretmek, öğretmek ve sanat terapisi uygulamak birbirinden ayrı alanlar değil; sanatla kurduğum ilişkinin birbirini besleyen farklı yönleri.
Sanat terapisi çalışmalarımda sanatı yalnızca bir eser ortaya koyma biçimi olarak değil, kişinin kendisiyle temas kurmasına, duygularını ifade etmesine ve iç dünyasına yaklaşmasına olanak sağlayan bir süreç olarak ele alıyorum.
Resim, seramik ve farklı yaratıcı ifade araçlarından yararlanarak odağımı sonuca değil, yaratım sürecinin kendisine yöneltiyorum. Buradaki amaç estetik olarak “güzel” bir ürün ortaya çıkarmak değil; üretim sırasında açığa çıkan duygu, düşünce, anı ve çağrışımlara alan tanımaktır.
Çalışmalarım, yaratıcılığın iyileştirici potansiyelini ve sanatın insanın kendisiyle kurduğu ilişkiye nasıl eşlik edebileceğini keşfetmeye odaklanmaktadır.
İnsan davranışlarının görünür olanın ötesindeki anlamları ve bilinçdışının yaşamımızdaki etkileri, üzerinde çalıştığım temel araştırma alanları arasında yer alıyor.
Psikanalitik bir perspektifle bilinçdışı, semboller, rüyalar, arzu, bastırma ve insanın kendini ifade etme biçimleri üzerine düşünüyor ve üretiyorum.
Sanat ile psikoloji arasındaki ilişkiyi de bu çerçevede ele alıyor; imgelerin, sembollerin ve yaratıcı ifadelerin insanın iç dünyasıyla kurduğu bağı araştırıyorum.
Akademik çalışmalarımda sanat ve psikolojinin kesiştiği alanlara odaklanıyorum. Özellikle bilinçdışı, yaratıcılık ve sanatsal ifade arasındaki ilişkiyi; insanın iç dünyasının sanat aracılığıyla nasıl görünür hâle geldiğini araştırıyorum.
2026 yılında yayımlanan “Sigmund Freud’un Bilinçdışı Kavramı ile Sürrealist Sanat Arasında Bir Okuma: Salvador Dalí, René Magritte ve Frida Kahlo” başlıklı makalem, bu alandaki çalışmalarımın önemli bir parçasını oluşturuyor.
Araştırmalarımı, “Kırılganlıktan Dayanıklılığa: S. Freud’un Bilinçdışı Kuramı Çerçevesinde Sürrealist Sanatta Yaratıcı Dönüşüm” başlıklı kongre bildirisiyle sürdürmeye devam ediyorum.
Sanat tarihi, psikoloji ve psikanalitik yaklaşımı bir araya getirerek sanat eserlerini yalnızca estetik bir nesne olarak değil; insanın iç dünyasına, yaratıcı süreçlerine ve anlam arayışına açılan bir alan olarak değerlendirmeyi amaçlıyorum.
Telif Hakkı © 2026 idevianet - Tüm Hakları Saklıdır.
Aksi açıkça belirtilmedikçe, bu web sitesinde yer alan yazı, görsel, tasarım ve yayım hakları
Sevdiye Kosovalı Damyan’a aittir ve hukuka uygun kullanılmaktadır.
Web sitesi trafiğini analiz etmek ve web sitesi deneyiminizi optimize etmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Çerez kullanımımızı kabul ettiğinizde, verileriniz tüm diğer kullanıcı verileriyle birlikte derlenir.